Stockholm

STOCKHOLM

Stockholm’ün neyi meşhur diye sorarsanız. Bence en çok sendromu meşhur. Stockholm deyince aklıma ilk gelen şey ‘Stockholm Sendromu’ o yüzden ilk bundan bahsetmek istiyorum:

STOCKHOLM SENDROMU:

Stockholm sendromu,  1973 yılında Stockholm’de yaşanan başarısız bir soygun olayından sonra literatüre geçmiş. Soyguncu banka çalışanı kadını 6 gün boyunca rehin almış. Fakat bu 6 günlük süre boyunca kadın soyguncuyla arasında duygusal bir bağ oluşturmuş, empati yapmış, sempati duymuş. Ah biz kadınlar ya… Canım ya...

Günümüzde de size eziyet eden kişiye zamanla bağlanmanız, ondan kopamamanız veya sempati duymanız gibi bir durumla karşılaşırsanız bilin ki Stockholm Sendromu’nun pençesindesiniz. Allah kurtarsın!

Neyse…

Stockholm’ün açılımından başlayayım bu şehri anlatmaya:

Efendim, stock: adacık Holm: kütük demek.

Bu şehir hakikaten adacıklar üzerine çakılı kütükler üzerine kurulmuş enteresan bir şehir. Etrafı göller, kanallar ve sayamayacağınız kadar çok adacıklarla kaplı dolayısıyla da muhteşem manzaralarla bezeli bir tuhaf şehir.

 

  • Stockholm, İsveç’in e büyük şehri ve başkenti.
  • Stockholm’e gitmek için İstanbuldan uçağa atlasanız 3,5 saat sonra Arlanda Havaalanındasınız. Haa bu arada bavulunuza yağmurluk ve şemsiye koymayı ihmal etmeyin.
  • Stockholm; İskandinavyanın göbeğinde sakin ve huzurlu bir şehir. İnsanlar kibar ve saygılı. Ve enteresan bir şekilde sessizlik hakim. (İstanbul'da uzun yıllar yaşadıysanız başta sempatik gelebilir ama bi yerden sonra bayar, baştan söyleyim)
  • Stockholm, 14 ada üzerine kurulu ve toplam 30.000takım adadan oluşuyor.
  • Stockholm bölgesinin yaklaşık 2 milyon nüfusu var. Stockholm’ün ise 770 bin civarı…
  • Stockholm, 13. Yy’dan beri İskandinavya’nın kültür ve ekonomi başkenti.
  • Stockholm, adalar ve kanallardan oluştuğu için ‘Kuzey’in Venediği’ olarak anılır.
  • Stockholm, kanalları, yeşil alanları ve manzaralarıyla ünlü. Fotoğraf makinanızı bir an bile yanınızdan ayırmayın. Çok fotojenik bir şehir. Hele o masmavi gökyüzündeki öbek öbek beyaz bulutları yok mu!... Bin tane foto çektim doyamadım.
  • Stockholm’de Archipelago ve Maleran göllerinde tekne turu yapmak her zaman iyi bir fikirdir.
  • Stockholm’ün yazın gecesi kışın gündüzü yok desek yalan söylemiş sayılmayız.
  • Stocholm’de SEK (isveç kronu) geçiyor. AB üyesi olmasına rağmen kendi para birimini kullanıyor. Ve evet TL’ye çevirdiğinizde burda her şey çok pahalı. (Zaten nerde ucuz ki...)
  • Stockholm’de İsveççe konuşuluyor. Almanca desen değil, ingilizce desen değil, norveççe desen hiç değil… Böyle tuhaf ortaya karışık bir germen dili işte. Bir kelime bile anlamıyorsunuz ve bence bu dünyanın en güzel şeyi!
  • Stockholm çok kuzeyde olmasına rağmen iklim konusu sizi ürkütmesin. Gulf Stream akıntıları nedeniyle ılıman bir iklimi var. (Tabi ben Adanalı olduğum için bana her yer çok soğuk geliyor o ayrı…)
  • Stockholm’ün bir Gamla Stan’i var… Bir Gamla Stan’i var…. Yeme de yanında yat. Acayip fotojenik bir ortaçağ şehri. Ya işte Türkçesi ‘Eski Şehir’ zaten. 

 

 

 

STOCKHOLM’DE GEZİLECEK YERLER:

  • GAMLA STAN ( Ortaçağdaymışsınız hissi veren, otantik, turistik bir bölge. Tabi turistik olduğu için biraz tuzlu olduğunu söylememe bile gerek yok sanırım.)

  • RIDDARHOLMEN KİLİSESİ (Bu kilise şehrin siluetini güzelleştiren ikonik sembollerden biri.)
  • VASTERLANGATAN ve ÖSTERLANGATTAN CADDELERİ (Gamla Stan bölgesinde iki önemli kımıl kımıl cadde)
  • ROYAL PALACE ( Avrupanın en büyük saraylarından biri. Sarayın bazı bölümleri aktif kullanılıyor. Unutmadan söyliyeyim pazartesi günleri kapalı)
  • NOBEL MUSEUM ( Zaten Gamla Stan’ın göbeğindeki meydanda yer aldığı için burayı görmemeniz için kör olmanız lazım)

  • SODERMALM  (Gamla Stan’ın aşağı tarafında bol bol kafelerin ve cool tiplerin olduğu cadde)
  • FOTOGRAFISKA ( Ben buraya gitmedim ama gidenlerden çok övgü dolu sözler duydum. Epey ilginç sergiler oluyormuş. Bence zaman yaratıp gidin. Ben ettim siz etmeyin)
  • ERICSSON GLOBE ( Vayyy be bir zamanlar hayatımıza cep telefonuyla giren bir ‘ericsson’ gerçeği vardı. Neyse… Bu İsveç markasının bir cam küresi var. Buna binip zirveyi görebilir, manzaraya doyabilir, afilli fotoğraflar çekebilirsiniz.)
  • NATIONAL MUSEUM
  • MODERNA MUSEET
  • VASA MUSEUM ( Mutlaka görmenizi tavsiye edeceğim bir müze olur kendisi. Müzede, doyumsuz ve hayalperest bir kral yüzünden 1628’de daha ilk seferine çıkarken batan ve yüzlerce masum insana mezar olan Vasa gemisinin trajik hikayesine tanıklık edeceksiniz.)

  • GRÖNA LUND (Ben deyim Vialand, sen de Lunapark. Bu şehri kusmadan terk etmem diyorsanız. Bi uğrayın, rollercosterda bir iki tur atın)
  • ICE BAR ( Her şeyin buzdan olduğu bu bara bayıldığımı söyleyemem. Biraz daha gösterişli bir yer bekliyordum. Küçük bir yer. Ama yine de gidin derim. İçeriye özel kıyafet ve eldivenlerle giriyorsunuz. Her şey buzdan. İçerisi -7 derece. Size tavsiyem içeri girer girmez bol bol foto çekin çünkü çok soğuk olduğu için bir süre sonra elektronik cihazlar hata verebiliyor.)

 

STOCKHOL'DE NE YENİR NE İÇİLİR?

Öncelikle kısaca bir 'İskandinavya Yemek Kültürü'nden bahsetmek isterim:

İskandinavya deyince aklımıza Vikingler gelir, Vikingler deyince deniz…Deniz deyince de tabi ki deniz mahsülleri. Yani demem o ki İskandinav mutfağında deniz mahsülleri önemli yer tutar. Efendim malumunuz buralarda altı ay gece altı ay gündüz, hava soğuk…kar…kıyamet…Bizim gibi narenciye, zeytin yetiştirecek halleri yok tabi ki mecbur ava çıkıyorlar. Geyik eti, ayı eti, domuz eti artık allah ne verdiyse bulup yiyorlar. Valla ben ayı etini tatmadım ama Ren Geyiği eti fevkaladenin fevkindeydi.

Özellikle Gamla Stan bölgesinde ‘Fem Sma Hus’ diye bir restoran var ki, mutlaka denemenizi tavsiye edrim. Öyle dışarıdan bir şeye benzetemedim ama ambiyansı, yemekleri harikaydı.  E hesap biraz tuzlu geldi ama değer. Aman canım bi kere geliyoruz şu dünyaya, oralara kadar gitmişiz, yedik içtik tabi. Aşağıda, birkaç foto ve menü’yü de paylaşıyorum.

Fem Sma Hus ‘un dışında bir de ‘KRYP-IN’ diye bir restoran varmış. Çok övdüler ama son dakikada rezervasyon kabul etmedikleri için deneme fırsatım olmadı. Yine de fotosunu aşağıda paylaşıyorum ki göz aşinalığınız olsun. Görünce atlayın…

 

Bir de Gamla Stan meydanında meşhur CHOKLADKOPPEN diye bir yer var. Güzel tatlılar, kahveler, snackler var. Buranın meşhur bir tarçınlı çöreği var, tekerlek şeklinde. Bizim tahinli çöreğe çok benziyor. Mutlaka deneyin. Mis gibi kokuyor ve kahvenin yanında çok iyi gidiyor. Zaten Stockholm’de her şey tarçın kokuyor.

 

STOCKHOLM'DE MENÜ OKUMA SANATI

 P.S: Menüde bunları görürseniz apışıp kalmayın:

Köttbullar: İsveç köftesi… ya da ‘ikea köftesi’ işte bildiğin… Ama ikea’da yediklerinden çok daha leziz. Bayıldım! (Ama tabi içinde domuzeti de olabiliyor. O Yüzden aman deyim sorun edin, sonra benim yüzümden günaha girmeyin) Marmelatla veya patates püresiyle servis edilir.

Leverpostej: Doğranmış ciğer ve siyah kepek ekmekle yapılan bir yemek.

Saffronbuns: Sabah öğle akşam üzerine tereyağı sürüp tüketebileceğiniz safranlı ekmek.

Lingonberries: yaban çileği gibi bişey. Bu lingonberi reçeli İsveç mutfağında tıpkı ketçap ve hardal gibi yemeğin yanında sunulabiliyor.

Knackebröd (Crisbread): Orjinalinin ortası deliktir (çok eskiden bir sopaya geçirilerek satıldığı için) İnce çıtır bir ekmek. Çok meşhur.

Raksmörgas (Open Sandvich): Hani sandvich deyince aklınıza iki ekmek arasına sokuşturulmuş yeşillik şarküteri falan gelir ya… Bunda öyle değil. Tek bir ekmek diliminin üzerine dizilmiş zerzevat var. Şaşırmayın.

 

 

KAYNAKÇA:

http://www.isa-sari.com/stockholm-gezilecek-yerler-ve-gezi-rehberi/

http://www.themagger.com/stockholm-gezilecek-yerler/

http://www.gurmerehberi.com/yemek-kulturu/dunya-mutfaklari/iskandinav-mutfagi/

 


google - site - verification: google6a64f2bf44ffd5fb.html