Santorini

SANTORINI

Bazen bazı yerleri sosyal medyada, basında orda burda çok büyütüyorlar… O photoshoplu resimlere hayran oluyoruz, sonra gittiğimizde hayal kırıklığı yaşıyoruz. ‘Aaa… bu mu ?!’ diyoruz. Yok yok Santorini öyle değil korkmayın. Sanırım Santorini’ye gitmeden önce yüzlerce binlerce fotoya baktım ama yine de gittiğimde ço heyecanlandım, büyülendim.

Ben Santorini’ye ETS’nin Asian Paradise gemisiyle gittim. Öyle büyük bir cruise değil tabi ama yine de konforlu bir gemi. İzmir limanından biniyosunuz, iki adım sonra hooop Rodos’ dasınız, sonra Santorini, mykonos… vize derdi de yok valla bundan iyisi şamda kayısı.

Küçücük bi yer Santorini, öyle aman aman gezecek tozacak yerler beklemeyin ama aurası çok güzel... Bir de çok fotojenik bir yer. Masmavi uçsuz bucaksız bir deniz, tepeden aşağıya doğru yığılmış beyaz kübik evler, beyaz evlerin mavi kapıları ve bu sade evleri süsleyen salkım salkım begonviller… En uyduruk makineyle, en uyduruk açıyla çektiğiniz fotoya bile bakıp ‘Oha! Çok iyi çekmişim’ diye şımarabiliyorsunuz.

Adanın tarihi çok ilginç. Her deprem kuşağında yer alan volkanik bölgede olduğu gibi burasıda trajik hikayelerle dolu. Bundan binlerce yıl önce Minoa Medeniyeti yaşarmış burda. Biz Girit medeniyeti olarak da biliriz. Bu muhteşem medeniyet günün birinde Santorini Volkanındaki patlama ve depremlerle bir anda puff diye tarihten silinmiş gitmiş. Sonraki bronz dönemde falan da bir hayat belirtisi olmamış. Sonraki hikaye malum, önce Romalılar ardından Bizans burda hüküm sürmüş. Tabi Osmanlı eksik kalır mı! Osmanlı da 1579 yılında burayı ele geçirmiş. Yaklaşık 250 yıl Osmanlı himayesinde kalmış, sonra 1830 da Londra antlaşmasıyla tekrar Yunanistan’a vermişiz. Tabi o zamanlar bu Santorini de Mykonos gibi son derece yoksul köylerden oluşan silik bi adaymış. Sonradan sonraya yıldızı parlamış ve bir anda jet sosyetenin istilasına uğramış.

Fira bölgesinden Kandela manzarasına baktığınızda aslında masmavi suyla dolu dev bir çukur görüyorsunuz. Volkanik patlamaesnasındaki çok büyük depremler sonucu oluşmuş bu dev çukur bir rivayete göre meşhuuuur Kayıp Şehir Atlantis’in sulara gömüldüğü yer. Platonun hikayelerinde üstü kapalı bir şehirde bahsedilen Atlantis’in adası çok gelişmiş bir uygarlıkmış ve neredeyse dünyayı ele geçirmiş, fakat tam Atina’yı da ele geçirecekken birden bire bir gecede sulara gömülmüş ve sonsuza kadar yok olmuş. Masal işte… Ama yine de bu manzaraya bakarken insanın hayallere dalmasına ve bu rivayeti gözünde canlandırmasına engel değil…

SANTORINI THIRA (FİRA) KÖYÜ:

Özetlemek gerekirse:

Santorini = Thira + Oia

Yani adanın en cıngıfırlı yeri Oia ve Fira’da takılacaksınız bol bol. E tabi buraların adanın diğer yerlerine göre bir hayli tuzlu olduğunu söylememe gerek de yok sanırım.

Aslında Santorini eskiden Thira olarak da bilinirmiş. Thira köyü Santorini adasının başkenti. 1956 yılındaki depremle tamamen yıkılmış ve köy büyük oranda boşaltılmış. Adanın yıldızı parlamaya başladıktan sonra tekrar kalabalıklaşmaya başlamış ve köy yenilenmiş.

Burada muhteşem ‘Kaldera’ (candela) manzarasına nazır bir şeyler yiyip içebileceğiniz yerler var.

Thira’da Görülecek Yerler:

  • Aqiou Mina Kilisesi
  • M. Namikou Caddesi
  • Megaro Gıyzi Museum
  • Thira Archaelogical Museum
  • Museum of Prehistoric Thira

 

Thira Köyü’ne Nasıl Gidilir?

  • Köy dimdik bir yamacın tepesinde. Dolayısıyla buraya ulaşmanın en kestirme ve güvenli yolu teleferiğe binmek.
  • Oia limanından tabanvay yardımıyla da ulaşabilirsiniz. ( Bilmeyenler için Tabanvay: yaklaşık 600 metrelik merdivenleri tabana kuvvet tırmanma aracı)
  • Eşeklere de binebilirsiniz ama elbette bunu tercih etmeyeceğinize eminim çünkü hem güvenli değil hem de yazık bu hayvanlara, kocaman adamlarsınız yapılır mı bu eziyet! Yürüyüverin azcık incileriniz mi dökülür yahu!

SANTORINI OİA KÖYÜ:

Adanın kuzey ucunda bulunan Ohia (Oia) Santorini’de güneşin batışını izlemek için gidebileceğiniz en güzel yerlerden biri. Benim de en çok etkilendiğim yerlerden biri. Masmavi deniz manzarasının yanı sıra bir de Venedik Kalesinin tarihi kalıntıları var ki son derece fotojenik.

MEGALOCHORİ KÖYÜ:

Fira’nın güneyinde kalan bu küçük ama şirin köye zamanınız varsa mutlaka uğrayın. Fazla bir beklentiniz olmasın ama tipik bir Yunan Köyü. Fotojenik de bi yer.

 

SANTORİNİ PLAJLARI:

Red Beach (Santorinin en civ civli plajı), Kamari ve Perissa Beach.  Amacınız kumsal tatili yapmaksa Santorini bence doğru yer değil. Öyle upuzuuun plajlar falan beklemeyin fakat yine de siyah ya da kırmızı kumu değişik bir ortam sunuyor.

 

Santorini'yi okumak değil, gidip görmek lazım. Çok uzun süre vakit geçirebileceğiniz bir yer değil belki... Hani bazı yerleri gezmekle bitiremezsiniz ya, Santorini öyle değil gezmekle çok rahat bitirirsiniz. Fakat çok mistik bir enerjisi var. Ben bir kaç sene evvel gitmiştim o zamanlar foto çekme merakım şimdiki kdar değildi, en kısa zamanda tekrar gidip çok daha yaratıcı fotolar çekmeyi planlıyorum. Bu sefer bavulumda şort ve tişörtlerin yerine, uzun uçuş uçuş elbiseler alacak bundan eminim ;)

                   Şimdilik benden bu kadar, #zelalgezince güzel..............

                   Zelal MUA

 

KAYNAKÇA:

https://en.wikipedia.org/wiki/Atlantis

https://tr.wikipedia.org/wiki/Atlantis

http://www.supergezginler.com/wordpress/santorini-gezilecek-yerler/

http://www.yunanistan.co/yunanadalari/santorini

https://gezgintech.com/yunan-adalari-santorini.html


google - site - verification: google6a64f2bf44ffd5fb.html