Gardırop Detoksu

GARDIROP DETOKSU

sevgili okurlar, maşşallah tüketimde sınır tanımıyoruz, al.. al.. al... harca.. harca.. harca... Mağazalarda bin bir çeşit ürünler... Hepsi birbirinden albenili... Gardırobumuzdan giysiler fışkırıyor. Tıkıştıracak yer bulamıyoruz ama sorsanız her sabah aynanın karşısında 'Allahııımmm!... giyecek hiç bir şeyim yok!' diye isyanlardayız.

Hal böyle olunca ben de kendime bir çeki düzen vermeye karar verdim. İşe büyük bir gardrop alarak başladım. 'Ne alaka' diyeceksiniz, 'Çok alakası var' diyeceğim. Gardırobunuz küçük olunca, giysiler alt alta üst üste yığılıyor, hepsi sıkış tepiş. Aradığını bulamadığın gibi günün kombinini tamamlayacak süper parçalar da arada kaynayıp gidiyor. Hele de benim gibi zamanla yarışan biriyseniz, bir de bakıyorsunuz ki bir dolap dolusu giysinin içinden hep aynı üç beş tanesini dönüp dönüp giymeye başlıyorsunuz.  Bu işe bir son vermeye karar verdim. Para harcamanın, almanın sonu yok... Her ay kredi kartı ekstresini gördüğümde evin içinde sürünerek 'dil altı' mı arayacağım! Yo yo yooo dostum.

Altı kapılı kocaman gardırobu uygun fiyata bulunca aldım gitti. Sayın ve çok sevgili koçtaş yetkilileri getirip kurduğunda çölde su bulmuş gibiydim. Başladım giysileri ayıklamaya... Aman allahım neler çıktı neler... Tam dört tane aynı model siyah penye balıkçım varmış mesela... Tam üç yıldır hiç giymediğim ve doğal olarak unuttuğum geyik motifli bir kazağım varmış mesela... Tam da yılbaşı öncesi, tam da yılbaşı ruhunu yansıtan bir sevindim ki sormayın. Hemen giydim, bir de yılbaşı ağacının önünde selfie çekip instagrama attım! Ceketlerin içine asılmış üst üste basic tişörtler, gömlekler... Ne çok giysim varmış... Bunun yanında, bir sürü de, önümüzdeki on yıl içinde giymeyeceğime adım gibi emin olduğum gereksiz parça... Hepsini doldurdum hurçlara, ihtiyaç sahiplerin vermek için ayırdım.

Bütün bu düzenlemeleri yaparken yaptığım en akıllıca şey mudo'nun indirimini fırsat bilip bol miktarda ahşap askı almam ve koçtaştan harika kutular almam olmuş. Bunlar işimi inanılmaz kolaylaştırdı. Ceketlerimi özenle ayırdım, tek tek gardırobumun bir bölümüne yerleştirdim. Zaten yeteri kadar askım olduğu için içlerine kesinlikle gömlek, tişört asmadım. Eteklerimi, gömleklerimi ayrı bir bölüme, elbiselerimi ayrı bir bölüme, kabanlarımı ve uzun ceketlerimi ayrı bir bölüme astım. Spor yaparken giydiğim kıyafetleri çekmeceye yerleştirdim. Soket çorapları ve külotlu çorapları ayrı ayrı çekmecelere yerleştirdim.  Kazakları ve jeanleri katlayıp dizdim.

Fularlarımı, mudodan aldığım kravat askısı mı fular askısı mı her ne olduğunu anlamadığım ama işime inanılmaz yarayan kancalı askılara dizdim.  Atkılar, bereler, kaşkollar sadece çok soğuk günler veya kar tatili için kullandıklarım hiç boşuna gardırobumu darlamasın diye koçtaş'tan aldığım büyük beyaz kutulara girdiler ve hooop gardırobun üst kısmına... Bikiniler, pareolar, uçuş uçuş pilaj elbiseleri de yine başka bir kutuya ve onlar da hoooop gardırobun üstüne. En güzeli de bu kutuların üstüne yazı yazabiliyorsunuz böylelikle unutma şansınız da kalmıyor.

Sonuç olarak; bütün bu uğraşıma yorgunluğuma fazlasıyla değdi. Üzerimden bir yük kalktı. Gardırobum hafifledi. Giymediğim giysi ve ayakkabıları benimle aynı bedendeki, yardımcımın kızına gönderdim. İnanılmaz sevindi, onlarca kez teşekkür etti, ben de onun sevinmesine sevindim. Neticede bir işe yaramadıkları gibi bir de kalabalık yapıyorlardı. Bir başkasının işine yaraması süper oldu.

Bu aralar keyfim yerinde... Sabahları ne giyeyim sendromum büyük oranda azaldı. O nerde bu nerde diye dolapları didiklemediğim için hazırlanma sürem de kısaldı. Size tavsiyem, uzun zamandır yapmadıysanız bir gardırop detoksu yapmanız...Çok iyi hissedeceğinizden, hatta harika kombinler için yepyeni fikirlerle dolup taşacağınızdan eminim...

      Sevgilerle Zelal MUA


google - site - verification: google6a64f2bf44ffd5fb.html