Depresyon Yalanları

Aranızda depresyona girmeyen var mı? 'Evet' diyenlerin Allah cezasını versin!  Pis yalancılar... Hepimiz öyle ya da böyle bulaştık bir dönem bu illete... Gece uyuyamamalarla, sabah uyanamamalarla geldi kapımıza dayandı. Peşi sıra; bir iç sıkılması, bir 'hassss*ktir havası', bir yalnız kalma isteği.... aynı anda baş gösteren bir 'yalnız kalma' korkusu....Ayyy ne menem bişidir bu Allah başa vermesin! 

Bu yazıda size 'depresyon nedir?', 'depresyondan nasıl kurtulunur' gibişeyler anlatmicam, zira psikolog değilim, psikiyatrist değilim... Bana ne... Ne haliniz varsa görün! Amma ve lakin bir konuda uyarmak isterim o kesin... Ben de bi üç beş 'depresyondan kurtulmak için yardım alma' deneyimi yaşadım. Kimisinin faydasını gördüm, kiminde doktoru saçından tuttuğum gibi o deri koltukla birlikte aşağı atmamak için kendimi zor tuttum. (Ya bunların hepsinde de illa bi deri kolduk, bir deri sedye merakı var...anlamadım gitti...neyse) Konuya dönecek olursak ister doktorunuz, ister çok bilmiş arkadaşınız, ister sevgiliniz olsun illa size ''yardım etmek'' adı altında bir takım klişe yalanlar söyleyecek ve bu yalanlar yüzünden bırakın iyiye gitmeyi iyice çökeceksiniz! İnanmayın...Kabul etmeyin!

 

Dr. Davis BURNS gelmiş geçmiş en iyi psikoloji kitaplarından biri olan 'İYİ HİSSETMEK' te bunu o kadar güzel özetlemiş ki, sizinle paylaşmadan duramadım...

Dr. BURNS diyor ki; ' Depresyonla ilgili aşağıdaki şu ünlü açıklamaların her biri farklı bir psikolojik teoriyi temsil eder ve hepsi de YANLIŞTIR!

1- Gerçekten tembelsiniz ve bu sizin doğanızda var... Tembel bir yapıya sahipsiniz.

( Efenim malumunuz, depresyonun en önemli belirtilerinden biri de kolunuzu kaldırmaya mecalinizin olmamasıdır. Bu drumda ,1. madde getirilip burnunuza sokulabilir. Dr. Burns der ki; bu kuramla ilgili sorun, sorunu açıklamaksızın sadece 'etiketleme' yapmasıdır. Kendinizi tembel olarak etiktlmeniz gereksiz ve mağlup edicidir. Çünkü o zaman, motivasyon eksikliğinizi sanki doğuştan getirdiğiniz bir yaratılış özelliğiymiş gibi algılar ve bunu değiştirmenin olanaksız olduğu yanılgısına kapılırsınız.) 

2 - Kendizi incitmek ve acı çekmekten zevk alıyorsunuz. Ya depresif hissetmeyi seviyorsunuz... ya da kendinizi yıkıcı bir dürtü içindesiniz. Adeta bir ' Ölüm arzusu' na sahipsiniz.

(Efenim Dr. Burns der ki; Bu ikinci madde, ertelemeyle ya da isteksizlikle ilgili olarak keyif aldığınızı ve bunu bile isteye yaptığınızı ima eder.  Kendinizi bilerek incittiğinizi, kendi kendinizin tadını kaçırmayı hobi edindiğinizi ima eder. Bu yaklaşım öyle komik ki; bunu yazmakta bile tereddüt ediyorum. Ancak hatrı sayılır miktarda psikoterapist tarafından hararetli bir şekilde desteklenmektedir. Sizin ya da başka brinin depresyonda olmaktan ve hiç bir şey yapamamaktan hoşlandığını düşüyorsanız, kendinize bunun ne kadar ızdırap verici olduğunu hatırlatın. Söyleyin bana, bu durumun güzel bir tarafı var mı? Ben bu güne kadar gerçekten bu durumdan zevk alan bir hastayla karşılaşmadım.)

3- Pasif- Agresifsiniz ve hiç bir şey yapmayarak çevrenizdeki insanları kızdırmak istiyorsunuz.

(Depresyonla ilgili bu klişe yaklaşımla ilgili olarak Dr Burns şöyle diyor; Bu model; 'pasif agresifsiniz' etiketi ile 'içselleştirilmiş öfke' temeline dayandıran çoğu terapistin düşüncesini temsil eder. Depresyon durumunuz ve ertelemeleriniz dışa vurmadığınız öfkeniz olarak açıklanır. Çünkü hareketsizliğiniz ve hiç bir şey yapmak istememeniz genelde çevrenizdeki insanları kızdırır. Bu teorinin garip tarafı ise, depresif ve erteleyen kişiler pek de öfkeli hissetmezler. Daha ziyade dargınlık ve motivasyon düşüklüğü vardır. Fakat bu, sorunun merkezi değildir. Aslında çoğu zaman bırakın çevrenizdekileri kızdırmak istemeyi, onları mutsuz etmekten korkarsınız. Dolayısıyla bu maddeyi savunan bir psikoterapist aslında sizin daha da kötü hissetmenize neden olur.)

4- Depresyona girerek sürekli tüm dikkatleri üzerinize çekmekten keyif alıyorsunuz.

( Dr. Burns derler ki; Bu son madde, sizin depresyon aracılığıyla çevrenizde prim yapmaya çalıştığınızı ima eder. Bu yaklaşıma göre depresyona girerek ilgi odağı oluyorsunuz ve bu sizde ödül algısı yaratıyor. Aslında bu maddede bir parça gerçeklik payı var. Gerçekten de depresyondaki kişiler bazen onlara yardım etmeye çalışanlardan önemli bir destek ve güven alır. Fakat depresif kişi zaten aldığı tüm ilgiyi değersiz kılmak eğilimindedir ve bu ilgiden yine zevk alamaz, bunu hak etmediğini düşünür. Mesela depresyondaysanız ve biri size, sizden hoşlandığını söylerse siz bundan zevk almak yerine 'Benim ne kadar berbat biri olduğumu henüz bilmiyor...Zaten ben bu onuru hak etmiyorum ki ' diye düşünmeye başlarsınız....)

Kısacası, öyle ya da böyle şu depresyon illetine bulaşırsanız, elbette profesyonel destek almayı ihmal etmeyin fakat ister psikoterapistiniz ister psikoloğunuz, ister sevgiliniz ister kankiniz olsun sizi depresyonunuzu tedavi etmek bahanesiyle etiketlemesine, yaftalamasına, doğruluğu tartışılan psikolojik modellerle yanlış yönlendirmesine izin vermeyin... Umudunuzu kıracak, sizi daha kötü hissettirecek, karakter özelliklerinize saldıracak her türlü söylemden kaçın, ciddiye almayın...

                                'Gabrielle Jeane ile ne öğrendik' köşemizden bu haftalık da bu kadar derrrmişim... Ya olmadı kitabı alın okuyun bi zahmet...Ben kitabın bu bölümünü çok beğendim paylaşmak istedim... Bütün psikoterapistlerin ellerinden , psikologların gözlerinden öperim... Yok ya ne öpücem... Lafın gelişi işte...

                                                        Gabrielle Jeane

 


google - site - verification: google6a64f2bf44ffd5fb.html