Boşanmalara Kesin Çözüm Bulundu!

BOŞANMALARA KESİN ÇÖZÜM BULUNDU !

TÜİK verilerine göre boşanma oranı son 10 yılda %38 artmış. Her geçen yıl da artmaya devam ediyor. Artık bu gidişe bir dur demenin zamanı gelmedi mi a dostlar!?

Yazık günah vallahi; o kadar isteme, söz, nişan, kına, düğün merasimleri… Ömründen ömür gitsin, çuvalla para dök…evlen…Koltuk takımı, nevresim takımı, klozet takımı, ev kredisi, araba kredisi, çoluk çocuk…sonra…hoop olmadı boşan…hüsran…olmaz yani. Boşanma oranı her geçen gün artıyor…Evlilikler mutsuz, evlilikler çetrefilli…Evlilikler kan ağlıyor…Artık bu gidişe bir dur demenin zamanı geldi de geçiyor.

Neyse ki boşanmaları sonsuza dek durduracak formülü bulduk. Modern yaşam ekibi olarak insanlık adına bir proje geliştirdik.

İddia ediyoruz, projemiz hayata geçirildiği taktirde evliliklerde ilk beş yıl içindeki boşanma oranı %1 lere kadar düşecek. Hatta zamanla ‘boşanma’ sözcüğü tarihe karışacak.

Evet….

Projemizi açıklıyoruz:

_Evliliklerde yeni nesil beş yıllık sözleşme dönemi:

Evlilikler beş yıllık sözleşmelerle gerçekleştirilmelidir. Beş yılın sonunda otomatikmen sözleşme kendini feshetmeli ve nikah düşmelidir.

Evlilikte nikah kıymak suretiyle gençlere kıyılmamalı, karşı tarafı bir ömür boyu tapulama devri bitmelidir. Hiç kimseden 22-23 yaşlarında kalbini çarptırdı diye ömrünü bu kişiyle geçirmesi beklenmemelidir. Bu insan haklarına aykırıdır.

_ 5 yıllık Evlilik sözleşmesi nasıl yapılır?

İki kişi birbirini sever, anlaşır, öpüşür koklaşır, birlikte yaşamaya karar verirse süreç başlar. Aileler tanışır kaynaşır. Yakın arkadaş eş-dost-akraba toplaşır kutlama yapılır. (Artık yüzük mü takıyorsunuz, bir tarafınıza kına mı yakıyorsunuz, tatlı mı yiyorsunuz…kafanıza göre…burada herhangi bir dayatma yok.) Geri kalan dış kapı mandalları ve malları sosyal medya aracılığıyla bilgilendirilir (hangi çağda yaşıyoruz canım! Artık dedenizin bile sosyal medyada hesabı var, kapı kapı dolaşıp davetiye dağıtmak da neyin nesi? Doğru düzgün tanımadığınız insanları bir salona doluşturup karşılıklı göbek attırmanın alemi ne? Düğündü nişandı kınaydı çeyrekti setti…o bana bunu taktı…ben ona şunu taktım…Ne kadar ayıp şeyler bunlar... Kimse kimseye takmasın…Bir çok evlilikte ilk depremler bu altın mevzusu yüzünden daha takı merasimi bitmeden yaşanmıyor mu?.. Nice gelin kaynana daha düğün salonunda birbirine girmiyor mu? Böyle gelenek mi olur arkadaş! Verirsin IBAN numarasını adam oturduğu yerden yapar EFT'sini, artık gönlünden ne kopuyorsa...)

_Sözleşme süresi dolduğunda ne yapmalıyız?

Her sözleşmesi dolan ayrılacak diye bir kaide yok elbette. Ha..Evliliğiniz süresince her geçen gün birbirinize daha da aşık oldunuz?..Mutluluğunuz gün be gün katlandı mı? Aşkınızı boy boy bebelerle mi perçinlediniz (artık beş yıla kaç tane sığdırdıysanız). Beş yılın sonunda oturulur karşılıklı, sözleşme yenilenir. Hadi bakalım hayırlısı..Bi beş yıl daha…

Ha…yok adam öküz çıktı, kadın g.tü göbeği saldı…Ben ne halt yedim allahım diye kafada deli sorular dönüp duruyor…Sık dişini! Sözleşme süren dolduğu an bekarsın arkadaş! Anı yaşa...

Projemizin hayata geçmesiyle birlikte, sadece boşanmalar değil, mal-mülk kavgaları, akrabayla kaynaşabilme savaşları ve hatta aile içi şiddet bile son bulacaktır. Evliliğin kötü mü gidiyor: ’amaaan’ dersin, ‘şurda kalmış iki yılım, zehir ettiğime değer mi? Nikah ha düştü ha düşecek…kendime bakayım…nasıl olsa iki yıl sonra özgürüm’ diye düşünürsün. Hır gür etmezsin.

Elbette bu proje bazı belli kesimlerin hoşuna gitmeyecek. (kuyumcular, organizasyon sahipleri, düğün salonu sahipleri, boşanma avukatları dedikoducu mahalle teyzeleri vs). Projemizi baltalamak için ellerinden geleni yapacaklar. Hatta dini, töreleri, gelenek görenekleri alet edecekler…Varsın olsun…Mesela mahallenin dedikoducu teyzeleri artık ‘ falancanın kızı boşanmış, tüh tühhh!..vah vahhh! Yazık oldu kızcağıza…yuvası yıkıldı.’ Diye kaynatamayacak. Çok çok pencereden sarkıp: ‘nezahaaaatt…sizinkiler yeniledi mi? Yeniledi mi…’ diye sorabilecekler. Kimsenin yuvası yıkılmayacak. Artık okulda çocuklar birbirlerine ‘aaa…sizinkiler boşandı mı?’ diye soramayacak. En kötü ‘sizinkiler tamam mı devam mı?’ diye sorabilecekler. Bu sayede hiçbir bebe boşanmayla ilgili çocukluk travması yaşamayacak.

Projemiz hayata geçtiği takdirde, zamanla evlilik yeminleri de değişecek elbette. Ne demek o…’ölüm sizi ayırana dek…’ Kiralık katil mi tutalım yani…Artık sözleşme yapmaya giden çiftlerin arabalarının arkasında ‘benimle beş yıla var mısın?’…yada ne bileyim sözleşme yenilemeye giderken ‘Hadi bi beş yıl daha…’ yazılarını görüp eğleniriz belki…Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? …Evliliği bir pranga olarak görmenin bir anlamı kalmıyor.


 

Yaaa işte böyle… Evet… projemiz bugün ütopik ve abesle iştigal olsa da gidişata göre günün birinde bu evlilik mitlerinin değişeceği ve değişmek zorunda olduğu su götürmez bir gerçektir. Biz ne olur ne olmaz diye projenin patentini aldık. Günün birinde bu projeden köşeyi dönüp, tarihe geçebiliriz


google - site - verification: google6a64f2bf44ffd5fb.html