Bir 'Kumaş'ın Hikayesi

                BİR 'BALONLU KUMAŞ' HİKAYESİ

                Kapadokya aşkımı bilen biliyor. Her mevsimi ayrı güzel olduğundan her fırsatta kaçıyorum amma ve lakin bir kere bile sıcak hava balonuna binmek kısmet olmadı        Bir gün yine çarşı pazar gezerken, mahalle arası bir kumaşçıda bu balonlu kumaşı gördüm. hemen aldım iki üç metre.' Baharda şöööyle güzel, uçuş uçuş bir elbise diktiririm, sonra da o elbisemle Kapadokya'da balonlar havalanırken yüksekçe bir tepeye çıkıp poz veririm...Gökyüzünde rengarenk balonlar...Uçuşan elbisemde rengaren balonlar... Saçlarımda rüzgar... Güneş yavaş yavaş üzerime doğuyor...' diye daha kumaşçıdan çıkmadan hayallere daldım...Tabi çok sabırsız bir insan olduğumdan mütevellit bu hayalimi gerçekleştirmek için bahara kadar bekleyemeyeceğimi daha o dakkadan biliyordum. Ne yapıp edip bir esvap diktirmeli sonra bi fırsat bulup Kapadokya'ya gitmeli, yıllardır hep dandik bir aksilikten dolayı ertelenen 'Gün doğumunda balona binme' hayalimi gerçekleştirmeliydim. Bucket List'lerimi okuduysanız şayet, her sene 'Kapadokya'da balonda gün doğumunu izlemek' dileğim liste başıdır. Artık bende mi bir uğursuzluk var bilemiyorum. Her seferinde ya hava muhalefetinden ya bizden kaynaklı bir program sıkıntısından balona binmek yalan oluyor. Neyse... Bu hayalimi gerçekleştirirken de üzerimde günün anlam ve önemini belirten balon desenli kumaştan yapılmış giysim olmalıydı. Allahım! Ben kelimenin tam anlamıyla takıntılı bir ruh hastası mıydım...

                Bir koşu gittim benim Terzi Osman'a. Hemen oracıkta bir gömlek çiziktirdim.' Yakasına da şöyle bir fular dikiver de rüzgarda uçuşsun, fotolarda güzel çıkar' diye de tembihledim. İlla bir şey uçuşacak benim giysimde. Zira öyle odun gibi giysileri sevmem ben. Neyse... Gömleği diktirdim, koydum bi köşeye...

                Günler günleri, haftalar haftaları kovaladı. Yılbaşı günü geldi çattı. Evde pijama partisi yapmak dışında da hiç bir planımız yoktu açıkçası. Zaten mesleklerimden biri de makyözlük malum, yılbaşı günleri çok yoğun oluyorum. Yılbaşı günü evdeyiz, kesin bilgi.  Neyse, işyerimde koştururken sevdiceğimden telefon geldi. 'Bir saat içinde hazır olabilir misin?' dedi. Anladım hemen bir yere gideceğimizi, '15 dk. içinde gene hazır olurum' deyiverdim. Yalan tabi... Hazırlanmam beş saat sürdü. Yılbaşı günü Kapadokya'daydık ve ben tabii ki yeni gömleğim giyecektim. Ama n'oldu? Her zamanki gibi evdeki hesap çarşıya uymadı. Hava -17 derecelere kadar düştü, balon turları (şansıma tüküreyim!) yine iptal oldu. Değil gömleği giymek, kendi kazaklarımı bile giymek kısmet olmadı. Homeless'lar gibi üst üste sevgilimin kazaklarını giymek zorunda kaldım.

Neyse...Allahtan kumaşı çok almışım da arttı biraz. Artan kumaşla Terzi Osman'a ben bi uçuşan elbise diktireyim. Baharda da bana yine Kapadokya yolları görülsün...Hayalimdeki fotoları çekeyim...Blogcaaazıma koyayım... Ayyy bak yazarken bile heyecan yaptım!

Umarım beğenirsiniz... Sevgilerle...

                         Zelal MUA

 


google - site - verification: google6a64f2bf44ffd5fb.html