Abant - Yedigöller

                BOLU - ABANT / YEDİGÖLLER

               Bolu ve çevresinde gezilecek, görülecek çok yer var aslına bakarsanız. Kaplıca, türbe, cami, göl, yayla, dağ, tepe orman...ve tabi birbirinden lezzetli yöresel yemekler.  Tabi; cami, türbe, hamam bu aralar pek ilgimi çekmediği için ben dağ bayır gezmeyi ve son zamanlara ancak balkondaki saksımda görebildiğim toprağı hissetmeyi tercih ettim. Doğada uzun yürüyüşler yapıp fotoğraflar çektim...Sararmış yapraklarla bezenmiş toprağa uzanıp görkemli ağaçları izledim... Dinlendim... Arındım... Döndüm...

     

        

               Konaklamak için Abant'ı tercih ettim. Bolu merkezdeki oteller ilgimi çekmedi, zaten amacım şehirden uzaklaşmaktı. Yedigöller taraflarında son zamanlarda artmaya başlayan butik otellere de güvenemedim açıkçası. Çünkü 5,5 yaşındaki sevgili kızım ' Ela Tatlıbela' da bizimleydi yemek ve hijyen konusunda işi şansa bırakmak istemedim.

                NEREDE KALINIR:

                Bence Abant'ta kalmak mantıklı, hem her yere yakın hem de gayet güzel oteller var. Ben tercihimi Büyük Abant Oteli ve Kongre Merkezi'nden yana kullandım. Gölün kıyısında, yemyeşil doğanın kucağında bir otel.  Çok da memnun kaldım. Yemekleri, servisi gayet güzeldi...Tertemizdi... Fakat 'göl manzaralı oda' diye ekstra ücret ödeyerek tuttuğumuz oda gölü görmüyordu. O yüzden aklınızda bulunsun. Eğer illa manzaralı oda istiyorsanız, gölü tam anlamıyla gördüğünüzü teyit ettirin.

                Bunun dışında hemen gölün kıyısında bulunan iki güzel otel daha var:

                Taksim International Abant Palace Otel

                               tel: 0374 24 50 12

                               abant@taksimotelcilik.com

                Abant Köşk  Otel

                               tel: 0212 660 69 50

                               info@abantotel.com.tr

 

                BOLU'DAKİ GÖLLER:

                ABANT GÖLÜ:

                Gölün çevresinde bir çok ağaç türünü barındıran gür ormanlar var bu yüzden özellikle sonbaharda tam bir renk cümbüşü. Yeşil, kırmızı, sarı yapraklarla bezeli bir doğa ve masmavi durgun bir göl harika bir tablonun içindeymişsiniz gibi hissettiriyor. 

                Her mevsim ayrı güzel buralarda...Sonbaharda sararan yapraklar ormanda gezerken en ufak bir esintide konfetti gibi üzerinize yağıyor. İnanın hiç abartmıyorum aynen böyle...Rüya gibi. İlkbaharda gölün üstünde açan nilüfer çiçekleri şiir gibi. Kışın bembeyaz bir örtüye bürünüyor Abant, tam bir kış masalı...ve en güzeli, dünyanın bir ucu değil bir geceliğine bile olsa gidilip gelinilebilir.

                Abant gölünün çevresinde bisiklet turu yapabilirsiniz. ATV kiralayıp dağ tepe gezebilirsiniz.  Faytona binebilirsiniz yada at binebilirsiniz. Karnınız acıktığında gölün kenarındaki kafelerde Abant gölünde yetişen ve endemik bir tür olan Abant Alabalığının tadına bakabilirsiniz. Sabahları mis gibi havayı içinize çekerek serpme köy kahvaltısı yapabilirsiniz.

 

                GÖLCÜK:

                GölcükTabiat Parkı

                Gölcük, Bolu'ya 15 dk mesafede vadinin içine gizlenmiş şirin mi şirin bir gölcük. Aslında suni bir gölmüş. Suni muni...sonuçta çok güzel! Tıpkı Abant gibi her mevsim ayrı güzel bir yer. Yazın mis gibi, ilkbaharda nilüfer çiçekleriyle rüya gibi, sonbaharda renk cümbüşüyle tablo gibi...Kışın biraz totonuz donabilir ama masal gibi....

                Göl kıyısında bulunan ve fotografçılara resmen modellik yapan şirin yapı, Orman Bakanlığının misafirhanesi. Gölcükte kalabileceğiniz bungalov tipi küçük evler de var. Piknik yapın...Gezin...Fotoğraf çekin...Kiremitte yapılan gölcük kebabının tadına bakın. Neticede Bolu ve çevresi yemekleri ve aşçılarıyla ünlü bir yer. Ayrıca buralarda ormanda yetişen mantar da çok yaygın olduğu için birbirinden güzel ve lezzetli mantarlı yemekleri tatmalısınız.

 

                YEDİGÖLLER:

                Yedigöller Milli Parkı

                Yedigöller'e İstanbul'dan 4-5 saatte, Ankaradan 3 saatte ulaşabilirsiniz. Biz Abant'tan Yedigöller'e geçtik. Mengen üzerinden gidilen yola nazaran daha kısa bir yoldan gidecektik. Üstelik yolun bir kısmı da yeni asfaltlanmıştı fakat yoldaki çalışma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldık ve Yeniçağa sapağından dönüp Mengen üzerinden gittik. Bu yüzden yolculuk biraz yorucu oldu.  Fakat sonunda vardığımız vaha bize bütün yorgunluğumuzu unutturdu.

                Yedigöller'de büyülendiğimi itiraf etmeliyim. Cennetten bir köşe gibiydi. Ah bir de mangal yakan piknikçiler olmasaydı keşke. Allahtan pazar günü gitmemişiz. Ya böyle muhteşem bir yerde mangal yakmanın amacı ne ben bir türlü anlayamıyorum!..Harika sucuk-ekmek, köfte -ekmek yapılan bir kaç mekan zaten var. Ortalığı çer çöple doldurmanın, ormanın göbeğinde mangal yakmanın anlamı nedir biri bana açıklasın. Her yer duman altı. Ne pis boğaz bir milletiz diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

                Neyse...Yine de çok güzeldi...Anlatılmaz yaşanır. En iyisi ben susayım biraz fotograflar konuşsun.

 

    

           BOLU'DAKİ DİĞER GÖLLER:

  • Seben Gölü
  • Gölköy Baraj Gölü
  • Karamut Gölü
  • Yeniçağa Gölü
  • Çubuk Gölü (Göynük'ün 11 km kuzeyinde)
  • Sülük Gölü ( Mudurnu- Akyazı yoluna 9km mesafede.  Buraya gitmedim ama harika bir doğası olduğunu okudum. Ayrıca zengin florası nedeniyle Milli Parklar Koruma Alanı içindeymiş)
  • Sünnet Gölü (Göynük'ün 27 km. doğusunda)
  • Karagöl ( Kıbrısçık ilçesine 20 km. mesafede. Gölcük'e giderseniz ordan çabucak geçebilirsiniz. Kamp alanları da var.)
  • Akkaya Boğazı ( Pamukkaledeki kadar görkemli olmasa da burdaki travertenler de görülmeye değer)
  • Göksu Gölü (Bolu'ya 35 km. mesafede. Gölcükten sonra buraya geçtim. 'Göksu Tabiat Parkı'nın giriş ücreti 10 tl. Yol çok bozuk olduğu için gölün etrafını detaylı keşfedemedim fakat kamp yapmak ve balık tutmak için ideal bir yer.)

MUDURNU:

                        Mudurnu, Bolu'ya 52 km uzaklıkta şirin bir ilçe. Türk sivil mimarisinin en güzel örneklerine ev sahipliği yapıyor. Osmanlının kurulduğu coğrafyayı düşünürseniz Mudurnu hatrı sayılır bir konumda. Bu yüzden çok güzel Osmanlı dönemi konakları göreblirsiniz. Bazı konaklar otel veya restoran olarak hizmet veriyor. Yaklaşık 600 yıllık Yıldırm Bayezid Cami ve hamamı var.

 

Aslında Abant gölü de bu ilçenin sınırları içinde.Ayrıca, 'pişmaniye' olarak bildiğimiz 'saray helvası'nın da başlıca üretim yeri Mudurnu.

Yolunuz buraya düşerse, Yarışkaşı Konağı'nda mutlaka yöresel ve şifalı bir çorba olan' kızılcıklı tarhana çorbası'nın tadına bakın. Ayrıca bu çorbanın rengi pembe olduğu için kızım da ayıla bayıla içti. Bu konak Mudurnu'nun girişinde hem otel hem de restoran olarak hizmet veren bir aile işletmesi.

Ayrıca oğmaç çorbası, kiremitte yaprak sarma'da gayet güzeldi

                Sonuç olarak... Abant ve Yedigöller'e mutlaka gidilmeli, görülmeli, gezilmeli....Birbirinden güzel anılarla geri dönülmeli...

                                                                                                                                Sevgilerle...

                                                                                                                                 Zelal MUA


google - site - verification: google6a64f2bf44ffd5fb.html