'...Ama Size Çok Yakıştı'

                ''...Ama size çok yakıştı!''

                Çoğu zaman ne istediğini, her zaman da ne istemediğini bilen bir kadınım.Öyle alış verişe üç beş kankisi yanında olmadan çıkamayan kadınlardan değilim. Dört farklı whatsapp grubunda ayrı ayrı mütabakata varmadan saçlarının kırıklarını bile aldıramayan kadınlardan hiç değilim.

                Alış verişte gördüğüm her güzel parçaya yapışmam.Öyle paramı sokağa atmam. Eleştirel yaklaşırım. Analiz- sentez...Sebep-sonuç yaparım... Bir giysinin askıdaki duruşu, rengi, modeli kadar kumaşın dokusuna, kalitesine de bakarım. Üzerime denedikten sonra kabindeki küçücük aynalarla yetinmem, dışarıdaki boy aynasına da bir bakarım. Aynaya doğru şöyle bir yürürüm. Çünkü sabit duruşu kadar giysimin yürürken nasıl göründüğü de önemlidir. Öööyle odun gibi duran, kasan giysileri sevmem zira. Şöyle seri adımlarla yürüdüğümde uçuşmalı, dalgalanmalı, sağdan soldan potluk yapmamalı, kusurlarımı kapatmalı; belimi ince, bacağımı uzun, popomu yuvarlak göstermeli.Başka göze ihtiyaç duymam, kendi gözümle değerlendiririm yakıştı mı yakışmadı mı. Kendime de dürüst davranırım ayrıca. Kısacası ben alış verişi ciddiye alırım ve ayıptır söylemesi bu işten de azıcık anlarım!

                Ammaaa....Ah bu satış elemanları...Ah bu satış elemanları... Ya Türkiye'de neden böyle? Ya neden beni kendi halime bırakmıyorsunuz? Çağırdığımda gel, bir şey sorduğumda konuş, olmaz mı? Çok mu şey istiyorum? Hayır... Karar vermekte güçlük çekiyor gibi bir halim mi var? Ağlamaklı mıyım? Sinir krizinin eşiğinde miyim? Sürekli foto çekip, ekşi suratla whatsapp grubuma mı yolluyorum?...Yooo...

Giyiniyorum, çıkıyorum, şöööyle bir yürüyorum, kendimi aynada süzüyorum... 'Cıks... Olmadı...' deyip tam tekrar kabine yöneliyorum kiiiii... Atlıyor ordan biri balıklama.

                'Ama size çok yakıştı!''

                'Mersi, ama beğenmedim.'

                'Aaaa... Nasıl beğenmediniz!.. Çok yakıştı.'

                'Teşekkürler...İstediğim şey tam olarak bu değil'

                'Tam olarak ne istediniz ki... Bu size çok yakıştı işte.'

                'Teşekkürler, yeteri kadar sevmedim'

                'Aaa...Ama size çok yakıştı!'

                Ve sonsuza kadar uzamasından korktuğum bir diyalog. Ve sonsuza kadar '...ama size çok yakıştı' , 'ama size çok yakıştıııı.'

                Ya biliyorum! Çok yakıştı! So what? E bana her şey yakışıyor. Her şeyi alayım mı, ne dersin? Diye çemkirmek istiyorum bir anda. Kimseden özür dileyemeyeceğim ama; 34 bedenim, selülitim yok, yeteri kadar meme ve popoya sahibim...Kısacası mağazayı tümden giydir dörtte üçü sana göre yakışır zaten. N'apim bütün mağazayı mı alayım. Kendime Zara mı açayım? Forever New'i mi kapatayım, Roman bayisi mi olayım n'apim söyle!

                Sonra da, Bayan JANE bizi niye ezdi. Ezerim! Eziksin çünkü. N'oldu sevmedin mi bu cümleyi... 'Aaa..ama sana çok yakıştı' bebişim... Cık cık cık...Bak yine sinerlerim boşandı yeminnen ...

                Neyse... Hadi bana müsade... Sakinleştiricimi alıp alış verişe çıkmam lazım...

                                                                              Norma JANE


google - site - verification: google6a64f2bf44ffd5fb.html